Vehhâbilerin İmam Ebû Hanîfe’nin Sözü İle İstidlâlinin Bâtıl Yönü…

Bazı Selefîler ve Vehhabîler Tecsim ve Teşbih görüşlerinden birisi olan “Allah yukarıdadır, göktedir” şeklindeki görüşlerine İmam Ebû Hanîfe rahimehullah’ın “el-Fıkhu’l-Ebsât”ta geçen şu sözünü “delil” diye naklederler her fırsatta;
“Rabbimin gökte mi yoksa yerde mi olduğunu bilmiyorum diyen kimse kâfir olur. Aynı şekilde, “Allahü teâlâ Arş’ın üzerindedir, Arş’ın gökte mi yoksa yerde mi olduğunu bilmiyorum” diyenin durumu da böyledir.”

İmdi bu efendilere soralım;

İmam Ebû Hanîfe (rh.a.)’in “Kâfir olur” dediği şahsın kâfir olmasına sebebiyet veren nedir?

Bu soruya, İmam Ebû Hanîfe’den nakledilen söze göre cevap vermek gerekiyor;
Şahsın kâfir olmasının sebebi;
* Sözün 1. kısmında, “Rabbimin gökte mi yoksa yerde mi olduğunu bilmiyorum” demesi midir? Neden?
* Sözün 2. kısmında, “Allah Arş’ın üzerindedir” demesi midir? Neden ?
* Sözün son kısmında, “Arş’ın gökte mi yoksa yerde mi olduğunu bilmiyorum” demesi midir? Neden ?

Allahın yukarıda olduğuna delil olarak bu sözü nakleden kimseler, sözkonusu şahsın kâfir olmasının sebebi olarak zikredilen/nakledilen 1. sözde “Rabbimin gökte mi yoksa yerde mi olduğunu bilmiyorum” sözündeki mana “Allah yukarıdadır elbette, bu sözden kâfir olmasının sebebi Allah’ın yerde de olabileceğini zikretmesidir” der iseler bu sözün manasının bu olduğunun delili nedir?
İmam Ebû Hanîfe (rh.a.) bu sözüyle gerçekten bu manayı mı kasdediyor yoksa “Bir kimse böyle bir söz söylediğinde, ister gökte ister yerde demiş olsun, Allaha mekân, hâd, sınır, yön isnâd etmiş olur, bu sebeple kâfir olur” mu demek istemiştir ?
Bunu anlamak için sözün 2. kısmına bakmamız ve bütün olarak değerlendirmemiz gerekir.
Sözün 2. kısmında ise “Allah Arş’ın üzerindedir, Arş yerde midir yoksa gökte midir bilmiyorum diyen kimse de kâfir olur” denilmektedir.
Bu sözde kişinin kâfir olmasının sebebi sözün 2. kısmındaki ilk cümle midir yoksa 2. cümle midir?

Denirse ki; “Allah Arş’ın üzerindedir, bu söz doğru, tekfire sebep olan 2. cümledeki ‘Arş yerde midir yoksa gökte midir bilmiyorum’ sözüdür Çünkü Arş göktedir, “yerdedir” diyen kişi tekfir ediliyor.”

Yani İmam Ebû Hanîfe burada “Arş yerdedir” diyeni mi tekfir ediyor yoksa “Arş göktedir” diyeni mi tekfir ediyor, ya da “Allah Arş’ın üzerindedir ama arş yerdedir ya da göktedir diyen kişi de Allaha mekân, hâd, sınır, yön isnâd ettiği için kâfir olur” mu demek istemiştir ?

Bu sorulara cevap sadedinde, İmam Ebû Hanîfe’nin ne demek istediğini, hangi manayı kasdettiğini anlamamıza yardımcı olacak, özellikle dikkate almamız gereken, el-Vasıyye adlı eserindeki şu beyânıdır;

“ALLAH U TEALA ARŞA İSTİVA ETMİŞ AMA İHTİYACI OLMADAN VE ONU MEKAN KILMADAN !!! O arş ve arşın dışında kalan her şeyi ihtiyacı olmadan korur. Eğer mahluklar gibi Allah da ona muhtaç olsaydı alemi yaratmaya gücü yetmezdi, eğer arşta OTURMAYA ve ya KARAR KILMAYA (MEKAN EDİNMEYE) ihtiyacı olsaydı o zaman ARŞI YARATMADAN EVVEL NEREDEYDİ ? Allah Teâlâ ise bütün bu noksanlıklardan münezzehtir.

Bu beyândan anlaşıldığı üzre, İmam Ebû Hanîfe “Allah Arş’ın üzerindedir. Arş gökte midir yoksa yerde midir bilmiyorum” diyen kişi kâfir olur” derken kasdettiği “Allah Arş’ın üzerindedir, Arş ta göktedir, bu kesindir, yerdedir diyen kâfir olur” manası değildir. el-Vasıyye adlı eserden yaptığımız nakil dikkatlice okunursa bu mananın kasdedilmediği kolayca anlaşılır.

O halde, söz konusu kişiyi “kâfir” yapan nedir ?

Şükrü Yaşar

Bir Cevap Yazın