Recm Ayetlerinin Neshi Hakkındaki Muğâlatalara Dair…

“Recm Ayetlerinin Neshedilmesi” meselesinin, bir keçinin ya da başka bir havyanın ayet yazılı olan nesneyi yemesi ile hiçbir alakası yoktur.
Modernistler, Mealciler ise, bizim “Keçi ayeti yediği için ayet nesholunmuştur” dediğimizi zannediyorlar. Aptallığın, zeka geriliğinin bu kadarına da pes doğrusu.
Herşeyden önce, Recm Ayetleri neshedildikten yıllar sonra gerçekleşen, basit, önemsiz, herhangi bir tarihî hadisedir bu.
Yani bu ayetlerin yazılı olduğu nesneyi, kağıdı bir hayvan (keçi) yediği esnada Recm ayetlerinin neshedilmesi üzerinden yıllar geçmişti. Biz bunu, her iki hadisenin de gerçekleştiği tarihlerin bilgisine göre söylüyoruz.

Peki, Allah bir ayeti neshedebilir mi? Evet neshedebilir, unutturabilir de. Bu konuda AÇIK ayet var;

“Mâ nensah min âyetin ev nunsihâ ne’ti bi hayrin minhâ ev mislihâ e lem ta’lem ennallâhe alâ kulli şey’in kadîr(kadîrun).”
(Bakarâ/106)
Meali; “Herhangi bir ayetin hükmünü yürürlükten kaldırır veya unutturursak, onun yerine daha hayırlısını veya onun benzerini getiririz. Allah’ın her şeye kadir olduğunu bilmez misin?”

“Kur’ân ayetleri arasında Nesh olmaz” diyenler ise bu ayete açık açık muhalefet ediyorlar. Peki neden ve nasıl muhalefet ediyorlar Allah’ın bu açık ayetine?
Diyorlar ki; “Bu ayette kasdedilen nesh, ilâhî kitaplar arasındaki nesh’tir?”
Yok canım, daha neler?! Bu ayette kasdedilen nesh’in ilâhî kitaplar arasında vukû bulan nesh olduğuna dair deliliniz nedir peki? Eee şey, hım, kem küm…

Bakarâ/106 ayetinin orjinalinde geçen “min âyetin” ifadesi nekre umum bildirmektedir. Yani her türlü ayeti kapsamakta olduğunu bildirmektedir. İlâhî Kitaplar arasındaki ilişkiyi de içine/kapsamına alır, Kur’ân ayetleri arasındaki nesh’i de içine/kapsamına alır.
Allah Teâlâ, bazı ayetleri Peygamber efendimiz(s.a.v.)’e unutturmuştur, bunun da delili apaçık bir ayettir;
“Se nukriuke fe lâ tensâ. İllâ mâ şâallâh(şâallâhu), innehu ya’lemul cehra ve mâ yahfâ.”
(A’lâ/6-7)
Meali;
“Bundan böyle sana Kur’an’ı okutacağız da unutmayacaksın. Yalnız, Allah’ın dilediği müstesna. Şüphesiz O açığı da bilir, gizliyi de.”

Bu apaçık ayetlere, Allahın ayetlerine itiraz ederken öne sürebildikleri tek gerekçe; “Allah fikrini değiştirmez, Allah deneme-yanılma yoluyla hüküm belirlemez.”

Yani Şia’daki “bedâ” inancı ile nesh meselesini karıştırıyorlar, doğaldır akılları kıt olunca anlamak ta zorlaşıyor onlar için.
Evet doğrudur; Allah fikrini değiştirmez, deneme-yanılma yoluyla hüküm belirlemez elbette, lâkin Nesh meselesinin bununla alakası yoktur. Allah bir ayeti neshettiğinde fikrini değiştirmiyor, hükmünü değiştiriyor. Çünkü insanlar safha safha, aşama aşama değişiyor, gelişiyor, öğreniyor. Bir hasta için ilk iyileşme safhasında gerekli olan ilacın işi bittiğinde, ilaç vazifesini yaptığında, artık ilaç değiştirilir. İnsanın neye ne kadar ihtiyacı olduğunu elbette en iyi bilen ve bunu belirleyen Allahtır. Bilimsel olarak ta kanıtlanan bir hususu buna örnek olarak zikredebiliriz; yeni doğmuş bir bebeğin ihtiyacına göre, Annesinin sütünün içeriği, mahiyeti her hafta değişkenlik göstermektedir. Süt aynı süt ama sütü oluşturan maddelerde, içeriğinde bebeğin değişim, gelişim ihtiyacına göre değişim meydana gelmektedir. Şimdi bu bilimsel gerçekliğin sütün (sütü ve içeriğini yaratan Allahın) fikir değiştirmesi ile (haşâ) bir alakası var mı? “Bebeğe hangi haftadaki süt faydalı olacak acaba”nın cevabının bulunması için midir bu sütün mahiyetindeki değişim?
Cidden kafanız bu kadar mı çalışıyor ey mealciler?
Hz. Peygamberin(s.a.v.) ilkin kabir ziyaretini -belli sebeplerle,illetlerle) yasaklayıp daha sonra serbest bırakması, Hz. Peygamberin (s.a.v.) fikrinin değişmesi ile mi alakalıdır yoksa bu geçici yasak gerekli olduğu için mi uygulanmıştır?

Nesh meselesinin de böyle anlaşılması gerektiğini cidden anlayamıyor musunuz?
Ya da anlamak işinize mi gelmiyor?
Hangisi?

Kur’ân’ı anlama konusunda Sünneti, Peygamberi, Sahabeyi devre dışı bırakıp onların yerine kotalı ve sınırlı akıllarını, modern değer yargılarını ve akıl hocaları olan oryantalistlerin bakış açısını devreye aldıklarında, ayetlerden istedikleri manaları, yorumları çıkartmaları, ayeti istedikleri gibi te’vil etmeleri mümkündür, Bakarâ/106 ayetinde de görüldüğü üzre.
Çünkü modernistlerin, mealcilerin derdi; Allahın ne dediği değil, onların ne anlamak istediğidir.

Şükrü Yaşar

Bir Cevap Yazın