Ölüm Arkam Sağım Solum…

Ölülerim depreşiyor, zaman bir köpek ölüsü gibi yatarken ortada..
Ölüm devşiriyor zaman, kireçli duvarları tırmalayan sesiyle…
Ölüm gelişiyor; kestikçe kalınlaşan sakal gibi…
Ölüm değişiyor, değişmeyen zulüm…

Çıksın istiyorum içimdeki bu korku, bu hüsran…
Çıkmıyor hüzün, susmuyor gece ve uluyan ay…
Çıksın istiyorum; zamanın hoyrat elleri göğsümden…
Çık! diyorum;
Ölüm arkam sağım solum…

Bir ayıp gibi boynumuza takılı giyotinler
ve beynelmilel büküp yapma çelikler ve bedenler
ve ölüler…
Birbirine içiçe geçmiş
İki saat rakkası gibi dönüyor habire dünya…
Kardan bir ülkenin çöl yüzlü çocukları gülümsüyor…

Dünyanın çizdiği resim, çizip kanattığı görüyor musun?
Ölüyor musun sen de hüzün gocuklu çocuk?
Yanağını yere koyup ağlayan atlar gibi,
ağlasak ölür müsün yine de?…
Sen ölme… Sen gelme bizimle…
Durduğun yerde dur öylece, mavi çimen ve yeşil gökkubbe…

 

Şükrü Yaşar
Haziran 2016

Bir Cevap Yazın