Modern İslâm Düşüncesi Üzerine | Ebubekir Sifil Hoca’dan…

Kur’an’ı anlama ve yorumlama hususunda “Önce Kur’an” çağrısı yapanların, öncelikle bütüncül bir sistem ortaya koymaları gerekiyor.
Kur’an’ı nasıl anlayacağız, ilkelerimiz nedir, hareket tarzımız ne olmalıdır?

Böyle bir sistem yok. Böyle bir sistemin olmayışı aslında belki –en azından bazıları için– bilinçli bir durumu işaret ediyor. Çünkü böyle bir sistem olduğunda ilmî olarak kendisini onunla sınırlandırmak zorunda. Bunu yaptığı zaman da Kur’an’ı kendi içinde ve sadece Kur’an ile sınırlı kalarak anlamanın güçlükleriyle karşılaşacak. (Fazlur Rahman’ın sebeb-i nüzul bildiren rivayetlere yeşil ışık yaktığını hatırlayalım.) Zorunlu olarak bir başka merciye, –mesela Sünnet’e– başvurmaya kalkışacak. O zaman da kendi söylemiyle çelişecek. Dolayısıyla bence bu, özellikle Türkiye’deki kimi isimler tarafından bilinçli olarak yapılıyor. Yıllardır bu çağrıyı yapan insanlar var. Ortaya koydukları belki somut çalışmalar var. “Kur’an’dan yola çıkarsanız bunlar olur” deniyor. Ama Kur’an’dan yola çıkmak nedir, Kur’an’a başvurmak nedir, bunun yolu yöntemi nedir, bu konuda bir faaliyet yok.

Kur’an’a kim başvuracak? Kur’an’a başvuran kimsenin sübjektivitesi nasıl ortadan kaldırılacak? Her başvuran farklı sistemler ortaya koyarsa, ortaya bir din karmaşası çıkmayacak mı?

Bunların zaman zaman cevaplandırmak zorunda kaldıkları bu tür sorular oluyor. “Kur’an başucu kitabıdır dediysek de, bunu da belli bir birikime, tecrübeye sahip olanlar yapabilir, işte Arapça’yı bileceksiniz, Arap dilinin özelliklerini bileceksiniz…” şeklinde kendi rezervlerini de zaman zaman ifade etmek zorunda kalıyorlar. Bence bu bilinçli bir harekettir. Böyle bir metodoloji, yetersizliklerini gösteriyor. Çünkü sıfırdan bir metodoloji oluşturmak kolay bir şey değil. Şu hadisin şu şu nedenlerle zayıf olduğunu söylemeye benzemez bu. Başlı başına bir anlama ve yorumlama sistemi. Bir ömrün değil, bir kaç neslin geçmesi lazım böyle bir faaliyetin oluşması için.

Ebubekir Sifil Hoca

Bir Cevap Yazın