Mealcilere Göre, Nüzûl-i İsa (a.s.) Uydurmadır.

Mealcilere göre, Nüzûl-i İsa (a.s.) uydurmadır.

Kur’ân’da ve Hadislerde İsa (a.s.)’ın gelmeyeceğine dâir tek bir ayet ve hadis bulamasalar da böyledir. Aksine İsa (a.s.)’ın geleceğini bildiren Nebevî haberler 30’dan fazla sahabe yoluyla gelen tevâtür seviyesinde bir kat’îliğe sahip olsa bile bu tevâtür onlar için hiçbirşey ifade etmez (ki Kur’ân da tevâtür yoluyla bizlere kadar ulaşmıştır.)
Çünkü mealcilerin, Hz. Peygamberi (s.a.v.) bizzat görüp ondan işitmiş olan 30 tane sahabenin şahitliğini ve haberini iptal eden müthiş bir dayanağı ve delili vardır ve ellerindeki tek dayanak ta budur zaten;
İsa (a.s.) eğer ölmediyse, semâ’da bir yerde yaşıyorsa ne yiyip ne içiyor? Allah’ın koyduğu hayat kanunlarına göre bir beşerin yemeden içmeden bu kadar uzun süre yaşaması imkansızdır. Bu durum akla aykırıdır.

Ama mesele İsa (a.s.)’ın babasız doğduğuna gelince bunu Allah Teâlâ’nın koyduğu “hayat kanunları” ile ve akla uygun şekilde izah etmek mümkün değildir onlar için. İsa (a.s.)’ın babasız doğması gibi bir mûcize karşısında rasyonalite’ye, akla aykırı oluşuna, “hayat kanunları”na aykırı oluşuna itibar etmeden kabul eden mealciler, mesele İsa (a.s.)’ın diri olarak göğe çekilmiş olmasına gelince ne yiyip ne içtiğine takılıp, inkâr ederler.
Mealciler bu sonuca, Kur’ân’da İsa (a.s.) ile ilgili bütün ayetleri ve bütün hadisleri detaylıca inceleyip uzun uzun tefekkür edip, ayetlerin manasını maksadını bağlamını doğru şekilde anlayarak ulaşmamışlardır; yanılmaz, hata yapmaz gördükleri birileri onlara böyle olduğunu söylemiştir. Bu yeterlidir onlar için.

 

Şükrü Yaşar

Bir Cevap Yazın