Kur’ân’ı Anlama Konusunda Arap Dilinin Önemi Hakkında

Usûl-i Fıkıh kitaplarında yer alan nassları yorumlama tekniği Kur’ân ve Hadîslerin dili olan Arap lisanının anlatım ve yorum geleneğine uygun olarak geliştirilmiştir.
“Biz Kur’ân’ı senin dilinle indirerek kolaylaştırdık ki insanlar ondan öğüt alsınlar” (Duhan, 58) ayeti de Kur’ân’ın Arap dili örfüne göre anlaşılması gerektiğine işaret etmektedir.
Nitekim Sahabe de Kur’ân’ı böyle anlamış ve anlamı bilinmeyen ya da yanlış anlaşılabilen Kur’ân ifadelerini şiir ve deyimler başta olmak üzere Arap dili kaynaklarına göre çözümlemişlerdir.

Buna bir örnek olarak “bacaktan açıldığı ve secdeye davet edildikleri gün secde edemezler.” (Kalem, 42) ayetinde geçen “bacak” kelimesiyle ilgili olarak İbn-i Abbas’a (r.a) soru yöneltildiğinde cevaben “Kur’ân’dan bir şeyi anlamadığınız zaman onu şiirlerde arayın. Zira şiir Arapların divanıdır” diyerek bacakların açılması deyiminin harp sırasında yaşanan korku ve dehşet halini anlattığını gösteren bir şiir okumuş ve ayeti “ortalığı dehşet kapladığı gün.” şeklinde yorumlamıştır.(el-Beyhakî, Kitabü’l-Esma ve’s-Sıfat, s. 345.)

Şükrü Yaşar

Bir Cevap Yazın