İmam Ebû Hanîfe(rh.a.)’e Nisbet Edilen “”Şayet o iki yıl olmasaydı, Nûman helâk olurdu” Sözüne Dâir

 

İmam Ebû Hanîfe(rh.a.) İslâm dünyasının en dirayetli fakîhlerinden birisi olması hasebiyle İmâm-ı Âzam lakabı yanında, tezkiye, ihsan, zühd ve îsâr manasında irfan/tasavvuf hayatıyla ârif-velî sıfatını da ziyadesiyle iktisap etmiş yüce bir şahsiyettir. Bu sebeple İmam Ebû Hanîfe(rh.a.)’in Medînede geçirdiği iki yıl boyunca İmam Ca’fer Sâdık(rh.a.)’in yanından ayrılmaması ve ondan ilim alması sebebiyle zaman zaman birtakım Sûfîlerin tasavvufa teşvik etmek maksadıyla dile getirdiği “Şayet iki yıl olmasaydı Nûman helâk olurdu.” sözü bir çok vecheden arızalarla mâlul bir rivayettir.
İmam Zâhid el-Kevserî(rh.a.) İrgâmu’l-Merîd adlı eserinde, bu rivâyet hakkında; “Şayet o iki yıl olmasaydı, Nûman helâk olurdu” diye nakledilen sözün güvenilir hiçbir âlimin kelâmı, görüşleri ve tesbitleri arasında yer aldığına henüz muttalî olmadım” der. (İrgâmu’l-Merîd, s. 41.)

Prof. Dr. Zekeriya Güler de, bu rivâyet hakkında yazdığı bir makalesinde; “Rivâyet tekniği açısından bu sözün İmam Ebû Hanîfe’ye isnâdının herhangi bir vesika ve tarikle isbatının mümkün olmadığı gibi, dirâyet açısından da böyle birşeyin onun helâk ve mahvına sebep olacak bir i’tikad olarak görülmesi kabul edilemez.” demektedir.

Şii kaynakları arasında, Muhammed Rızâ el-Hakimî tarafından kaleme alınıp “Levle’s-Senetân Leheleke’n-Nu’mân” adıyla neşredilen ve başlığından da anlaşılacağı üzre bu rivâyetin mahiyetine vurgu yapan ve atıfta bulunan bu eser şunu göstermektedir ki, söz konusu rivâyet İmam Ebû Hanîfe(rh.a.)’in İslâm âlemindeki itibarını istismar ederek İmam Ca’fer es-Sâdık(rh.a.)’i daha da yüceltmek isteyen Şia tarafından dile getirildiği, Hz. Ebûbekr(r.anh), Hz. Ömer(r.anh), Hz. Aişe(r.anha) ve Hz. Mu’aviye(r.anh) ile ilgili asılsız birtakım rivâyetler gibi, bu rivâyetin de yine Şiiler yoluyla Anadolu Kültür ve edebiyatına sirayet ettiği açıkça anlaşılmaktadır.

Şükrü Yaşar

Bir Cevap Yazın