Geylânî Tefsiri Hakkında

Bir kardeşimin yönelttiği bir soru vesilesiyle, piyasaya “Geylânî Tefsiri” olarak sürülen eser ile ilgili yaptığım bir araştırmada, Necdet Tosun Hoca’nın bir makalesi çıktı karşıma.
Makalede, bu eserin Şeyh Abdûlkâdir Geylânî (k.s.)’ye ait olmadığını ilmî delillerle ortaya koymuş Necdet Hoca.

Tasavvuf dergisinde yer alan, ilgili makalenin özet kısmı şöyle;

Bu makalenin gâyesi Abdülkādir Geylânî’ye nispet edilerek Tefsîru’l-Ceylânî adı altında 2009 senesinde İstanbul ve Beyrut’ta iki farklı yayınevi ve iki farklı muhakkik tarafından neşri yapılan eserin Abdülkādir Geylânî’ye (ö. 561/1166) âit olup olmadığını tespit etmektir. Adı geçen tefsirin üslup ve muhtevâsı, Geylânî’ye âidiyeti konusunda şüpheler uyandırmıştır. Bunun üzerine yapılan incelemede, eserin ilk sayfalarında müellifin bu tefsire “el Fevâtihu’l-ilâhiyye ve’l-mefâtihu’l-gaybiyye” ismini verdiği görülmüştür. Bu isimdeki tefsirin de Baba Ni’metullah Nahçıvânî’ye (ö. 920/1514) âit olduğu, Kâtib Çelebi’den (ö. 1067/1657) itibaren konunun uzmanları tarafından bilinmektedir. Geylânî’ye nisbet edilen bu tefsirde İbnü’l-Arabî’nin Fusûsu’l-hikem isimli eserinden bazı nakiller yapılmış olması da eserin Geylânî’ye âidiyetini imkânsız hâle getirmektedir. Çünkü İbnü’l-Arabî, Geylânî’den sonra yaşamıştır. Her şeyden önemlisi, asıl adı “el-Fevâtihu’l-ilâhiyye” olan bu Arapça tefsirin, Topkapı Sarayı Müzesi Kütüphanesi’ndeki müellifin kendi el yazısıyla olan 901 (1496) tarihli orijinal nüshasının sonunda müellif kendi adını Ni’metullah b. Mahmud en-Nahcıvânî olarak açıkça zikretmiştir. Yapılan araştırmalar sonunda Tefsîru’l-Ceylânî adıyla basılan bu eserin Abdülkādir Geylânî’ye değil, Baba Ni’metullah Nahçıvânî’ye âit olduğu anlaşılmıştır.

[ Tasavvuf Dergisi, Sayı-33’den ]

Daha detaylı malûmat için, google’dan “Tasavvuf Dergisi 33. sayı pdf” diyerek aratabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın